Aleksandr Puşkin
Anasayfa > Edebiyat > Dünya Edebiyatı Yazarları > Rus Edebiyatı Yazarları > Aleksandr Puşkin

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (1799 – 1837)
Aleksandr Puşkin Rusya’nın ulusal şairi ve modern Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilir.
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, 6 Haziran 1799’da Moskova’da doğdu. Babası Sergey Lvoviç Puşkin, soylu bir aileden gelir. Annesi Nadejda Osipovna Hannibal’in büyük dedesi Etiyopyalı Abraham Petroviç Hannibal, Rus Çarı I. Petro’nun vaftiz oğlu ve Çarlık ordusunda seçkin bir subaydı.
Puşkin, ilk bilgilerini Fransız mürebbiyelerden edindi. Henüz sekiz yaşındayken Fransızca ve Rusça öğrenmişti. 11 yaşında Fransızca şiirler ve güldürüler yazmaya başlamıştı. On iki yaşına geldiğinde, aristokrat aile çocuklarına yönetime hazırlamak için Rus Çarı I. Aleksandr’ın Ptersburg’ta açtırdığı okula yazdırıldı, altı yılı boyunca dış dünyadan kopuk bir şekilde eğitim gördü.
1817’de Petersburg’a giderek Dışişleri Bakanlığında çalışmaya başladı. Bu arada birçoğu yasaklanan özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları halk arasında yayılmaya başladı. Puşkin’in Rusya’daki askeri yönetime karşı oluşundan dolayı dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklandı ve ailenin sahip olduğu Mihaylovskoye köyünde yaşamak zorunda bırakıldı. Yirmi dört yaşındaki Puşkin, bu sürgün döneminde, Yevgeni Onegin adlı romanını yazmaya başladı. Çingeneler, Peygamber ve Boris Godunov adlı önemli eserlerini de yine bu sürgün yıllarında yazdı.
1820-1824 yılları arasındaki sürgün döneminden sonra Rus Çarı I. Nikolay tarafından Moskova’ya çağrıldı ancak, polis baskınları Puşkin’in yaşamının ayrılmaz parçaları olmuştu. 1829’da, bir gözlemci olarak Rus ordusuna katılarak Osmanlı topraklarına geldi. “Erzurum Yolculuğu” adlı eserini yazdı. Gogol ile olan arkadaşlığı da bu döneme rastlamaktadır. Öyle ki, Gogol’a ünlü Ölü Canlar romanını yazma fikrini Puşkin’in verdiği söylenmektedir.
Erzurum dönüşü yüksek rütbeli ve emekli bir memurun kızı olan Natalya Gonçarova ile evlendi. Puşkin, kendisine yazılan birkaç imzasız mektup aracılığıyla, d’Anthès adındaki bir Fransız’ın karısı Natalya Puşkin’e kur yaptığını öğrendi. 1837’de d’Anthès’i düelloya çağırdı. Duelloda Puşkin’i karnından yaralandı, iki gün sonra yaşamını yitirdi.
Şâirin ölüm haberi duyulunca evinin önünde toplanan halk, Yevgeni Onegin’in son baskısını tüketti. Şairin ölümü üzerine başlayan huzursuzluk, neredeyse hükûmete karşı bir ayaklanma noktasına geldi. Olayların kontrolden çıkmasından çekinen polis, bir gece yarısı şairin tabutunu gizlice kiliseden aldı ve Mihaylovskaya köyüne götürerek toprağa verdi.