Anton Çehov

Anasayfa Edebiyat Dünya Edebiyatı Yazarları > Rus Edebiyatı Yazarları > Anton Çehov

Anton Pavloviç Çehov (1860 – 1904)

Rus oyun ve kısa öykü yazarı Anton Çehov kısa öykü alanında en iyi yazarlar arasında sayılmaktadır.

Anton Çehov, Rusya’nın Azak Denizi’ne bağlı bir liman şehri olan Taganrog’ta 29 Ocak 1860 altı çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Eski bir serf ile Ukraynalı bir kadının oğlu olan babası Pavel Yegorovich Çehov, köyde bir bakkal işletiyordu. Çehov‘un annesi Yevgeniya kumaş tüccarı babasıyla yaptığı yolculukların hikayeleriyle çocukları eğlendiren mükemmel bir hikaye anlatıcısıydı.

Çehov, ilk ve orta öğrenimini Taganrog’da tamamladı. Taganrog tam anlamıyla bir tiyatro kentiydi ve Çehov 1873 yılında “Harikulade Yelena” temsilini izleme fırsatı bulduğunda tiyatro yaşamına girmiş oldu. Çehov erken yaşlarda tiyatro ve edebiyata ilgi duymaya başladı.

1876’da, yeni bir ev inşa etmeye başlayan Çehov’un babası bir müteahhit tarafından dolandırılınca iflas etti. Borcundan ötürü hapishaneye girmemek için üniversitede okuyan en büyük iki oğlu Alexander ve Nikolay’ın yanına, Moskova’ya, kaçtı. Aile, Moskova’da yoksulluk içinde yaşadı. Çehov ise ailesinin mallarını satmak ve eğitimini bitirmek için köyde kalmıştı.

Çehov, üç yıl daha Taganrog’ta yaşadı bu arada eğitimine devam etti. Hayatını saka kuşu yakalayıp satarak ya da gazetelere kısa skeçler yazarak kazanmaya çalışıyordu. Moskova’daki ailesine yollayabileceği her rubleyi onları neşelendirebilecek mizahi mektuplar eşliğinde gönderiyordu.

1879’da Çehov okulunu bitirdi, ailesinin yanına, Moskova’ya, gitti ve burada tıp fakültesine kabul edildi. Tıp okurken haftalık dergiler için yazmaya devam etti ve ailesini daha iyi bir yere taşınmasını sağlayacak kadar yeterli para kazanıyordu.

Çehov 1884 yılında Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Üniversiteyi bitirdikten Moskova’da doktor olarak çalışmaya başladı. Bu yıllarda öksürük nöbetlerine tutulmaya başladı ve tüberküloz başlangıcı ortaya çıktı. 1886’nın başlarında Petersburg’daki en popüler gazetelerden biri olan Novoye Vremya (Yeni Zaman) için yazma teklifi aldı. Çok geçmeden Çehov‘un edebiyat alanında ilgi odağı oldu. 1888’de Alacakaranlıkta adlı kısa öykü koleksiyonuyla “yüksek artistik değere sahip en iyi edebi ürün” dalında Puşkin Ödülü’nü kazandı.

Aşırı çalışma ve sağlık nedenleriyle Çehov, 1887’de Ukrayna’ya seyahate çıktı. Bu seyahatte bozkırın güzelliklerini görme fırsatını yakaladı. Dönüşünde “Step” adlı kısa öyküsünü yazmaya başladı. “Step“, bir gazeteden ziyade edebi bir dergide yayımlanarak Çehov‘a önemli bir yükseliş sağladı.

1887 sonbaharında, Korsh adlı bir tiyatro yöneticisi Çehov‘dan bir oyun yazmasını istedi. İki haftada yazdığı “İvanov” adlı oyunu kasım ayında sahnelendi. Büyük beğeni alan oyun özgünlüğüyle dikkat çekmişti. Çehov eserlerinde insanların birbirlerine nasıl davrandıklarını ve birbirleri ile nasıl konuştuklarını “gerçekçi” bir yaklaşımla ele alıyor,  ifade güzelliğiyle insan olmanın ne anlama geldiğine dair bütün ayrıntıları olduğu gibi aktarıyordu.

Çehov‘un hikaye anlatımında bir gözlemi “Çehov’un tüfeği” olarak ün kazanmıştır. Bu gözleme göre, bir anlatıdaki her öge gerekli ve yeri doldurulamaz olmalıdır. Çehov bu gözlemini şu sözleri ile aktarmaktadır.

Hikâye ile alakalı olmayan her şeyi kaldırın. Eğer ilk bölümde ‘duvarda bir tüfek asılı’ diyorsanız ikinci veya üçüncü bölümde o silah patlamalıdır. Eğer ateşlenmeyecekse, o silah orada asılı olmamalıdır.” —Anton Çehov

1890’da Çehov, Japonya’nın kuzeyindeki ceza kolonisi olan Sahalin Adası ile Uzak Doğu Rusyası’na tren, at arabası ve nehir vapuru ile zorlu bir yolculuğa çıkmış ve burada üç ay boyunca binlerce mahkûm ve yerleşimci görüşmüştür. Çehov, Sahalin’de kırbaçlama, malzemelerin zimmete geçirilmesi ve kadınların fuhuşa zorlanması dahil birçok şeye şahit olmuştur ve bunlar onu dehşete düşürmüştür.  Çehov daha sonra yazılarında devletin mahkûmlara insanca muamele etmesi gerektiğini yazmıştır. Uzunca öyküsü “The Murder“da “Sahalin Cehennemi“ni konu edinmiştir. Çehov‘un Sahalin üzerine yazdığı yazı, Haruki Murakami‘nin 1Q84 adlı romanına da konu olmuştur.

1892’de Çehov, Moskova’nın güneyinde yer alan Melikhovo’dan küçük bir arazi satın aldı. 1892’deki kıtlık ve kolera salgınlarının kurbanları için yardımların yanı sıra  üç okul, bir yangın istasyonu ve bir klinik inşa etti. Tüberkülozu sık sık yeniden ortaya çıkmasına rağmen kendi sağlık aletlerini civardaki köylülere bağışladı.

Çehov‘un burada bir doktor olarak çalışması, Rus toplumunun bütün kesimleriyle yakın temasa geçmesini sağlayarak yazılarını zenginleştirmişti. Örneğin, köylülerin sağlıksız ve sıkışık yaşam koşullarını ilk elden görmüş ve bunları, kısa öyküsü “Köylüler“de ele almıştı.

1894’te Çehov, “Martı” oyununu Melikhovo’daki meyve bahçesinde inşa ettiği bir kulübede yazmaya başladı. 1896’da St. Petersburg’daki Alexandrinsky Tiyatrosu’nda gösterilen Martı’nın ilk gecesi tam bir fiyaskoydu. Oyun, seyirci tarafından yuhalanmış ve Çehov, tiyatrodan vazgeçme eşiğine gelmişti. Ancak oyun, tiyatro yönetmeni Vladimir Nemirovich-Danchenko’yu etkilemişti

1897 yılının mart ayında Çehov, Moskova’yı ziyaret ederken akciğerlerden büyük bir kanama geçirdi. Doktorlar akciğerlerinin üst kısmında tüberküloz teşhisi koymuş ve yaşam tarzlarında bir değişiklik tavsiye etmiştir.

1898’de babasının ölümünden sonra, Çehov Yalta’nın eteklerinde bir arsa almış ve burada bir sonraki yıl annesi ve kız kardeşiyle birlikte taşındığı bir villa yapmıştır. Burada Lev Tolstoy ve Maksim Gorki gibi kişileri ağırlamıştır. Yalta’da Sanat Tiyatrosu için iki oyun daha tamamladı.  Üç Kızkardeş ve Vişne Bahçesi, her biri bir yılını aldı.

25 Mayıs 1901’de Çehov, tiyatro oyuncusu Olga Knipper‘la evlendi. Çehov, Yalta’da yaşarken Olga, oyunculuk kariyerine devam etmek için Moskova’da yaşamaya devam etmişti. Çehov, Yalta’da olduğu dönemde en ünlü öykülerinden birin olan “Küçük Köpekli Kadın” öyküsünü yazdı.

Mayıs 1904’te Çehov’un tüberkülozu ölümcül derecede ilerlemişti. 3 Haziran’da Alman kaplıca şehri Badenweiler’e gitmek Olga ile yola çıkmıştı.   Çehov 15 Temmuz’da Badenweiler’de öldü, cenazesi Moskova’ya taşındı.